Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile APLUS Enerji Danışmanlık işbirliğinde hazırlanan “Enerji Sektör Raporu 2026”, Türkiye enerji sektörünün mevcut durumunu ve 2035’e uzanan dönüşüm perspektifini ele aldı. Raporda elektrik talebi, yenilenebilir enerji, depolama, hidroelektrik ve doğal gazın rolü, nükleer enerji, şebeke yatırımları ve piyasa tasarımı değerlendirildi. Raporda 2035 için belirlenen 120 GW rüzgâr ve güneş hedefi de elektrik sistemindeki dönüşüm başlıkları arasında yer aldı.
Rapor değerlendirmesinde kurulu güç ile belirli bir saatte fiilen kullanılabilecek emre amade güç arasındaki ayrıma dikkat çekildi. TEİAŞ projeksiyonlarında 2034 sistem puantının yaklaşık 73–90 GW’a ulaşabileceği belirtilirken, 100 GW puant değeri resmî tahmin değil, zor koşullardaki sistem dayanıklılığını sorgulayan bir stres varsayımı olarak tanımlandı. Elektrikli araçlar, veri merkezleri, soğutma yükleri, ısı pompaları ve sanayide elektrifikasyonun talebi artırabileceği ifade edildi.
Güneş ve rüzgâr üretiminin düşük, bazı tesislerin bakım veya arıza nedeniyle devre dışı olduğu ve hidroelektrik üretimin sınırlanabildiği bir senaryo için yapılan örnek hesap, yaklaşık 88,2 GW emre amade güç gösterdi. 100 GW talep varsayımında hesaplanan 11,8 GW farkın, 2035’te kesin olarak yaşanacak bir kapasite açığı anlamına gelmediği; ayrıntılı saatlik yeterlilik çalışmalarıyla sınanması gereken bir risk göstergesi olduğu kaydedildi.
Raporda arz güvenliğinin tek bir teknolojiye dayandırılmaması gerektiği vurgulandı. Sürekli ve esnek üretim, depolama, talep tarafı katılımı, enterkonneksiyon ve yeterli yedek kapasitenin birlikte planlanması önerildi. Değerlendirmeye göre 2035 enerji dönüşümünün başarısı, yalnızca kurulu rüzgâr ve güneş gücüyle değil, talebin en yüksek olduğu saatlerde sistemi destekleyebilecek emre amade güç ve rezervle de ölçülecek.