AXA Türkiye ve AXA Climate iş birliğiyle hazırlanan “AXA Türkiye İklim Raporu 2026”, Türkiye’nin 2050 yılına kadar karşılaşabileceği iklim risklerini ve ekonomik maruziyetini inceledi. Küresel İklim Modelleri ve ERA5 verileriyle hazırlanan, 25 kilometre çözünürlükteki projeksiyonlar sanayi koridorlarından tarım havzalarına uzanan riskleri ele aldı.
Rapora göre 2050’ye gelindiğinde Türkiye topraklarının yüzde 66’sının yüksek veya çok yüksek su stresine maruz kalması bekleniyor. Su krizinden yaklaşık 65 milyon kişinin etkilenebileceği, Antalya, Adana, Gaziantep ve Diyarbakır’ın da aralarında bulunduğu kentlerde 23 milyon kişinin doğrudan ısı stresine maruz kalabileceği bildirildi.
Tarım alanlarının yüzde 52’sinin ağır su stresi altına gireceği öngörülürken, şiddetli yağışların da tarımsal üretim açısından risk oluşturduğu belirtildi. Rapora göre üzüm, şeftali, kayısı, narenciye, incir ve kestane gibi ihraç ürünlerinde verim ve meyve kalitesi kayıpları yaşanabilir.
Ulaşım altyapısı için yapılan projeksiyonlarda Türkiye’deki ana otoyol koridorlarının yaklaşık 1.292 kilometresinin heyelan riski taşıdığı, ana otoyolların 392 kilometresinin ise ciddi sel riskiyle karşı karşıya olduğu kaydedildi. Raporda Antalya ve İstanbul’un yanı sıra Türkiye genelindeki altyapı, tarım ve yerleşim alanlarına yönelik riskler ortaya kondu.