Bu yıl 5’incisi düzenlenen Dönüşen Liderlik Zirvesi’nde PwC tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Küresel Rekabetçilik Seyri” araştırmasının sonuçları paylaşıldı. Çalışmada teknolojik dönüşüm, doğrudan yabancı yatırımlar, sanayinin rekabet gücü, iş gücü maliyetleri, ihracat ve yeşil dönüşüm başlıklarında Türkiye’nin küresel rekabetteki konumu ele alındı.
PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, 2030 projeksiyonunda yapay zekânın toplam endüstrilerin büyüklüğüne yüzde 14 pozitif katkı sağlayacağını ve iklim düzenlemelerinin yatırımlar nedeniyle yüzde 3,3 negatif etki yaratacağını öngördü. Çalışmada, yapay zekâya en hazır şirketlerin diğer şirketlere göre yapay zekâ kaynaklı finansal performansta 7,2 kat daha yüksek sonuç elde ettiği belirtildi.
Araştırmaya göre yapay zekâ etkisinin yüksek olduğu işlerde ihtiyaç duyulan beceriler 2,5 kat daha hızlı değişirken, empati, muhakeme ve yaratıcılık gibi becerileri gerektiren görevler de 2,5 kat daha hızlı artıyor. 2026’nın ikinci çeyreğinde BIST Sınai Endeksi şirketlerinde brüt kâr marjı yüzde 20’nin altına inerken, sanayinin toplam istihdam içindeki payı 2021’deki yüzde 21,7 seviyesinden yüzde 19,7’ye geriledi.
Türkiye’nin küresel rekabetçiliğinde ücret maliyetinde avantaj korunduğu; ancak enflasyon, rekabetçilik ve kurumsal göstergelerde baskı yaşandığı görüldü. Türkiye’nin en çok ihraç ettiği 10 ürün grubunda küresel rekabetçilik sıralamasında 2016-2020 döneminden 2021-2025 dönemine geçişte bir basamak yükselirken, küresel doğrudan yabancı yatırımlardan aldığı pay yüzde 0,7’den yüzde 0,8’e çıktı.