Forbes Türkiye’den Mehmet Öğütçü’nün haberinde, küresel enerji ve ticaret rotalarındaki değişimin Türkiye açısından taşıdığı fırsatlar ve riskler ele alındı. Kaynakta, Hürmüz ve Kızıldeniz’deki gelişmelerin gemi rotalarını etkilediği, enerji ve ticaret akışlarının daha uzun ve riskli güzergâhlara yöneldiği belirtiliyor. Değerlendirmede Türkiye’nin enerji hatları ve lojistik bağlantılarıyla bu süreçteki konumu öne çıkarılıyor.
Kaynağa göre Türk Boğazları’ndan günlük petrol akışı 2025 sonunda 3,7 milyon varilden 2026’nın ikinci çeyreğinde 4,1 milyon varile yükseldi. Ağustos 2026’da Irak’la varılan petrol hattı düzenlemesi günlük 750 bin varillik kapasiteyi kapsarken, eylül ayında Ceyhan’a fiilî akış yaklaşık 200 bin varil olarak aktarıldı. Kaynak ayrıca yaklaşık 17 milyar dolarlık Irak Kalkınma Yolu’nun Körfez’i Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlama potansiyeline dikkat çekiyor.
Haberde Türkiye’nin Bakü-Tiflis-Ceyhan, Irak-Türkiye petrol hattı, TANAP, TürkAkım ve Karadeniz gazıyla bir enerji bağlantı merkezi olduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte limanlar, demiryolları, gümrükler ve Hazar geçişlerindeki darboğazlar ile güvenlik, finansman ve ticari yük garantisi, koridorların işlerliği açısından belirleyici unsurlar olarak sıralanıyor. Kaynaktaki değerlendirmeye göre Türkiye’nin hedefi yalnızca enerji ve yük geçişine ev sahipliği yapmak değil; lojistik, enerji ticareti, finansman, sanayi ve teknoloji alanlarında da değer yaratmak olmalı.