Yapay zekânın yalnızca sohbet robotları ve büyük dil modelleri üzerinden tartışılmaması gerektiğini savunan kaynak, asıl dönüşümün üretimde yaşandığını belirtiyor. Çin’in yaklaşımını örnek göstererek Türkiye’de yapay zekâ politikasının sanayi politikasıyla birlikte ele alınmasını öneriyor.
Kaynakta, Çin Devlet Konseyinin 21 Ağustos 2025’te kabul ettiği belgede yapay zekânın sanayi, tarım ve hizmetler dâhil farklı alanlarda kullanılması öngörülüyor. Sanayide ise tasarım, deneme, üretim, hizmet ve işletme süreçlerinin tamamına yapay zekâ yerleştirilmesi hedefleniyor; örnekler arasında dijital ikizlerle üretim hattı simülasyonu, makine görüşüyle kalite denetimi ve enerji tüketiminin gerçek zamanlı düşürülmesi sayılıyor.
Metin, üniversite ve araştırma merkezlerinde geliştirilen bilginin pilot üretim ve uygulama platformları üzerinden sanayiye aktarılmasını; mesleki eğitimin de şirketler ve gerçek üretim ortamlarıyla bütünleşmesini öneriyor. Çin Eğitim Bakanlığının 6 Şubat 2026 tarihli mesleki eğitim reformu belgesinde şirketlerin eğitim programlarına katılması, fabrika mühendisleriyle usta teknisyenlerin ders vermesi ve öğrencilerin üretim ortamlarında eğitim görmesi öngörülüyor.
Türkiye için öneriler arasında makine, otomotiv, tekstil, tarım, enerji, sağlık teknolojileri ve savunma sanayisi gibi sektörlere odaklanmak bulunuyor. Kaynak, bu alanlarda üniversitelerin, meslek okullarının, organize sanayi bölgelerinin ve üretici şirketlerin birlikte yönettiği yapay zekâ üretim merkezleri kurulmasını savunuyor; ayrıca küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yararlanabileceği ortak altyapılara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.